İçeriğe geç
Otantik Longevity

Masal Neredesin?

Emel Şimşir’in romanı Kılıf’ta tekrar tekrar karşımıza çıkan bir soru var: “Masal neredesin?” Okudukça soru bize dönüyor: Ben neredeyim?

İlknur Akbulut
Masanın üzerinde duran bir Kılıf romanı; kapakta kil rengi ve beyaz, birbirine sarılmış iki figür.

Emel ile yollarımız karantina döneminde Serda Kranda ile kurduğumuz online okuma grubumuz “21 Gün Okuyanları”nda kesişti. Sonra Serda Kranda Akademi’de farklı yaratıcı yazarlık atölyelerinde birlikte yazdık, konuştuk. Yazılarıyla da ilk kez bu atölyelerde tanıştım. Oysa 2019 yılında yayımlanmış Kapan isimli bir romanı varmış. İtiraf edeyim, o zaman bunun farkında değildim.

Sonra ikinci romanını yazdığını öğrendim. Merakla beklediğim Kılıf, geçtiğimiz aylarda Mümkün Kitap’tan çıktı. Kitabı aldım, imza gününe de gittim. Emel kitabımı imzalarken yeni romanını okuruyla buluşturmanın mutluluğu yüzünden okunuyordu. Yazısını tanıdığım birinin yeni hikâyesini elimde tutmak da ayrı bir keyifti.

Söyleşi sırasında Serda, “50 yaşında âşık olunmaz diye düşünmüştüm,” deyiverince kulaklarım dikildi. Demek hikâyede 50 yaşında ve üstelik âşık olan bir kadın vardı.

Uzun zamandır hayatın ikinci yarısı üzerine düşünüyor, yazıyor, çalışıyorum. Elli yaşından sonra hayatımıza ne oluyor? Önümüzdeki yılları geçmişin devamı olarak mı yaşıyoruz, yoksa bir yerde durup bundan sonrasına yeniden bakıyor muyuz?

Kılıf’ı böyle bir merakla okumaya başladım.

Masal’la Tanışmak

Kılıf kolay okunan, akıcı, keyifli bir roman. Hikâyenin ana karakteri Masal.

Önce bugünkü Masal’la tanışıyoruz. Ünlü bir eş, konforlu bir hayat, yaşamının hemen her alanında varlığını hissettiren bir anne… Dışarıdan bakıldığında pek çok insanın sahip olmak isteyebileceği bir yaşam. Masal bu hayatın içinde kendisine daha fazla yer açmak istiyor. Yıllar önce korkularının ve annesinin etkisiyle verdiği kararları, bugün bulunduğu yeri, geride bıraktıklarını düşünmeye başlıyor. Derken karşısına geçmişinden bir iz çıkıyor. Bir röportaj, yıllar önce bıraktığı hayatın kapısını aralıyor. Aşkını, özgürlük duygusunu, heyecanlarını ve o zamanki Masal’ı hatırlatıyor. Sorular da beraberinde geliyor.

Ne olurdu başka türlü seçseydi?
Hayat nasıl akardı?
Bugünkü Masal kim olurdu?

Masal’ın sorularını okurken kendi hayatınıza da bakıyorsunuz.

Masal Neredesin?

Kitabın içinde tekrar tekrar karşımıza çıkan bir soru var:

“Masal neredesin?”

Başlangıçta oldukça sıradan görünen bu soru, hikâye ilerledikçe başka bir anlam kazandı benim için.

Masal nerede?

Bir evde, bir şehirde, bir evliliğin içinde nerede olduğundan söz etmiyorum.

Kendi hayatının neresinde?

Burada okumaya kısa bir ara verdim. Çalışıyoruz, evleniyoruz, çocuk büyütüyoruz, sorumluluklar alıyoruz, bir yerlere yetişiyoruz. İyi bir anne, iyi bir eş, iyi bir çalışan olmaya, güçlü durmaya, başarılı olmaya çalışıyoruz. Zamanla hayatın içinde pek çok rolümüz oluyor. Sonra bir gün bir şey bizi durdurabiliyor. Bir kitap, bir insan, bir yolculuk, bir doğum günü, bazen tek bir cümle…

Soru bu kez bize dönüyor.

Ben neredeyim?

Kılıflarımız

Kitabın adını da sevdim. Kılıf.

Kılıf korur. İçindekini sarar, dışarıdan geleceklerden saklar. Zamanla içindekinin görünmesini de zorlaştırabilir. Tabii ki Jung geldi aklıma. Yaşam boyunca farklı yüzlerimiz, rollerimiz oluyor. Evde başka, işte başka, arkadaşlarımızla başka yanlarımız öne çıkıyor. Üstlendiğimiz rollerin her biri bize ait. Yıllar içinde bazıları üzerimize öylesine güzel oturuyor ki nerede rolün bittiğini, nerede kendimizin başladığını ayırt etmek zorlaşabiliyor.

Masal’ın kılıfı da yıllar içinde şekillenmiş. Korkular, seçimler, beklentiler, ilişkiler, konfor…

Belki de “Masal neredesin?” sorusunun bende bu kadar karşılık bulmasının nedeni bu. Yaşamın içinde kendimize pek çok şey ekliyoruz. Deneyim, başarı, sorumluluk, ilişki, unvan, alışkanlık…

Arada bir dönüp içeridekinin sesini de duymak gerekiyor.

Ben neredeyim?

Geçmişe Dönebilseydik

Hayatın bir döneminde çoğumuz geçmişe bakıyoruz sanırım. Bir paralel evren olsa ve seçmediğimiz yola kısa bir süreliğine geçebilsek nasıl olurdu? O gün başka türlü karar verseydim? O işi kabul etseydim? Başka bir şehre gitseydim? Korkmak yerine deneseydim?

Yaş aldıkça geçmişteki yol ayrımları daha görünür hale gelebiliyor. Seçmediğimiz hayatın nasıl olacağını bilme şansımız yok. Yaşadığımız hayat ise bütün deneyimiyle burada, bizimle.

Kılıf benim için burada geçmişe dönme hikâyesinden başka bir yere açıldı. Geçmişi merak etmek başka, orada yaşamak istemek başka. Belki asıl soru “O gün ne yapsaydım?” değil.

“Bugün bulunduğum yerden nereye gitmek istiyorum?”

Masal da bu soruların peşinden gidiyor. Geçmişine bakıyor, seçimleriyle karşılaşıyor, kendisine sorular soruyor. Sonunda yaşamını yeniden tasarlamaya başlıyor. Nasıl bir yol izlediğini, karşısına çıkan sürprizleri ve kendi sorularına verdiği yanıtları Masal’la birlikte keşfetmek ise kitabın keyifli taraflarından biri.

Kılıf’ı okurken ve bitirdikten sonra bende kalan düşünce biraz daha farklı oldu. Hayatın ikinci yarısını düşünürken geçmişi silmek ya da gençliğimize geri dönmek gibi bir hayalim yok. Yaşadığımız her şey bugünkü halimizin içinde. Seçimlerimiz, yanılgılarımız, vazgeçtiklerimiz, cesaret ettiklerimiz, aşklarımız, başarılarımız, kayıplarımız… Hepsi bizim.

Jung’un bireyleşme yolculuğunu da biraz böyle seviyorum. Zaman içinde geride bıraktığımız parçalarımızı yeniden fark etmek, bugünkü halimizle buluşturmak ve giderek kendimize daha çok yaklaşmak. Belki yaş almanın güzel taraflarından biri de bu. Yirmi yaşındaki halimize dönmeye çalışmak yerine onun merakını, cesaretini, hayallerini bugünkü deneyimimizle yan yana getirebiliriz.

Kılıf’ı okumayı bitirdiğimde Masal’dan yola çıkıp kendi hayatımı düşünüyordum.

Hayatımızın yaşanmış sayfaları hikâyemizin bir parçası. Önümüzde ise hâlâ yazılmayı bekleyen sayfalar var.

Kılıf’ı okuyun derim. Masal’ın hikâyesini merak ettiğiniz için elbette. Bir yandan da okurken arada kitabı kapatıp kendinize bakmak için.

Masal’a sorulan soruyu bir kez de kendinize sorun:

Ben neredeyim?

Sonra yüzünüzü bundan sonrasına çevirip bir soru daha ekleyin:

Buradan nereye gitmek istiyorum?